Ürün işi sadece özellik üretmek değildir
Ekranda görünen özellikler işin bir kısmıdır. Asıl mesele, ihtiyacı doğru anlamak ve ürünü sürdürülebilir bir yapıya oturtmaktır.
Bir ürüne dışarıdan bakınca genelde ekranlar görünür. Butonlar, formlar, tablolar, menüler ve kullanıcı akışları. Bu yüzden ürün işi bazen sadece yeni özellik çıkarmak gibi algılanır.
Bana göre bu eksik bir bakış.
Özellik, ürünün görünen tarafıdır. Ama iyi bir ürünün arkasında daha önemli bir katman vardır. Kullanıcının ihtiyacı nasıl anlaşıldı? Bu özellik gerçekten hangi problemi çözüyor? Ürünün içinde doğru yere mi oturuyor? Teknik tarafta ileride sorun çıkarır mı? Kullanıcı için işi kolaylaştırıyor mu, yoksa ürünü daha karmaşık hâle mi getiriyor?
Bu sorular sorulmadan geliştirilen özellikler ilk başta işe yarıyor gibi görünebilir. Fakat zaman geçtikçe ürün ağırlaşır. Her talep eklenir, her ekran büyür, her yeni alan başka bir kararın üstüne biner. Bir noktadan sonra ürün gelişmiş gibi görünür ama kullanımı ve yönetimi zorlaşır.
Her istek ürüne eklenmek zorunda değildir.
Bazı talepler gerçek bir ihtiyacı gösterir. Bazıları ise anlık bir rahatsızlıktan çıkar. Bunu ayırt etmeden yapılan geliştirme, ürünü güçlendirmez; ürünü kalabalıklaştırır.
Ben ürün işine bu yüzden sadece yapılacaklar listesi olarak bakmam. Bir özellik konuşuluyorsa önce neden gerektiğini anlamaya çalışırım. Kimin işini kolaylaştıracak? Hangi problemi azaltacak? Kaç kişiyi etkileyecek? Ürün içindeki mevcut yapıya uyacak mı? Sonrasında bakımı mümkün olacak mı?
İyi ürün kararı, yalnızca "bunu yapabilir miyiz?" sorusuyla verilmez. Asıl soru şudur: Bunu yaparsak ürün daha anlaşılır, daha kullanışlı ve daha sürdürülebilir olur mu?
Bu özellikle kurumsal ürünlerde daha belirgin hâle gelir. Çünkü orada kullanıcı yalnızca ekrana bakmaz; ürün, kurumun çalışma biçimine de dokunur. Yetkiler, onaylar, raporlar, veri akışı, operasyon alışkanlıkları ve teknik sınırlar ürün kararının parçası olur.
Bu yüzden ürün işi çoğu zaman görünen ekrandan daha fazlasıdır.
Kullanıcı ne yapacak? Hangi bilgi nerede oluşacak? Kim neyi görecek? Bir işlem yanlış yapılırsa nasıl düzeltilecek? Ürün büyüdüğünde aynı yapı çalışmaya devam edecek mi? Ekip bu ürünü aylar sonra da rahatça geliştirebilecek mi?
Bu sorular basit görünür ama ürünün kalitesini doğrudan belirler.
Benim için ürün yönetimi, talepleri alıp geliştirmeye göndermek değildir. İhtiyacı anlamak, gereksizi ayıklamak, doğru sırayı kurmak ve çıkan işin gerçekten kullanılıp kullanılmadığını görmek gerekir.
Ekranda görünen şey özellik olabilir. Ama iyi ürünün arkasında daha ciddi bir iş vardır: doğru karar verilmiş, sade tutulmuş ve sürdürülebilir hâle getirilmiş bir yapı.
